İnsandık sevgili…

Geceleri yazmamam gerek biliyorum zaten yapmayacağımda . Gene sileceğim yazdıklarımı yine sana göndermeden . Biliyorum biz bir birimize sahip değiliz ama ya aitsek ?? Bilmiyorum?

Eski mutlu günlerde ki gibi , bana anlattıklarını düşünüyorum , yavrum deyişlerini , hatırlıyorum , bitmeyen sohbetlerimizi saatler süren telefon konuşmalarımızı , sana yapamadığım yemekleri , giremediğim koklayamadığım koynunu hayal ediyorum sevgili , ama kokunu hatırlıyorum sevgili biraz bisküvi gibi , çok geri de ve çok eski , kavgalarımızı gözyaşları içinde ettiğimiz o tutkulu aptal kavgalar , hiç bir gün seni görmeden her sabah sana hazırlamışlarmı hatırlıyorum . Bir lokmayı boğazıma attığımda biri için acaba tok mu ki diye düşündüğüm zamanları hatırlıyorum , nasıl kıyamadan , zaten hiç kıyamaz dım ki …

Şimdi …

Sanki bir yerlerde bir çocuğum var ve ağlıyor gibi şimdi . Sarılasım var ona .

Herşey yolunda merak etme . Spora başladım yüzüyorum tenis oynuyorum. Derneklerde toplantılarım var . Kahvaltılar eventler organizasyonlar bir anımı bile boş bırakmıyorum . Bütün hırsımı hayattan çıkarıp seni unutmaya çalışıyorum. Haftaya Fransa ya gidiyorum, çınarla kayaktaydık geçen hafta , Kars çok güzel adam , Sarıkamış çok güzel , Akşamları oğlum ile ilgileniyorum. Bu cumartesi işte Kadın programına konuğum , çok çalışıyorum , çalıştıkça parlıyorum başka çarem yok sevgili. Herşey olması gerektiği gibi . Yerli yerinde ve düzenli . Ama sabahları sevgili her sabah telefonuma bakıyorum . Hiç atlamadan ismini buluyorum ordamısın bakıyorum . Biliyorum orda değilsin . Bazen araba kullanırken gözlerim doluyor . Luna ‘ m I dinlemeyi özlüyorum.

Özlüyorum ama biliyorum bizim çaresizliğimizin çaresi yok sevgili . En kötü sü ne biliyor musun ?

Farklı olanı, anlamadığını sevmek zordur,  hele hele çirkinleştirdiğini sevebilmek o gerçek üstü bir güçtür. Biz çok çirkinleştik değil mi sevgili?

Evet birbirimize yazdığımız İçin , fütursuzca içimizi döktük yüzyüze olsaydık bu kadar dürüst olamazdık ki sevgili , insan yazarken kendini ortaya koyuyor . Dürüst olduk . Belki yüzümüze söyleyemeyeceğimiz herşeyi söyledik. İçini gördüm ben içini … Birbirimizi çaresiz ken gördük , mutlu ve mutsuz ken , yalan söylerken, aldatırken , dalga geçerken küfrederken , haykırırken … Bİr sürü halde işte …

Dürüst olduk , çirkin olduk , yalancı olduk , hasret çektik , vazgeçtik , tıpkı hayat gibi …Onca sevdalısından ki korkar sın . Korkarsın ve onun yanında olmaya gücün yetmez .. Benim yüreği yufka Leo’m . Bizi feda etti. Etsin tabiki feda ettiği şey evlatlar idi. Onlar bizden de kıymetli kuşlarımız .

Ve Kader bile isteye peşinden gittiğin şeydi .

Ve….

Kimse Sınanmadığı Günahın Masumu Değildi …

İkimizde masum değil dik. İnsan dık o kadar Şimdi diyorlar ki Leo hiç sevmemiş beni canı sağolsun sevmesin . Diyormuşsun ki o unutamaz beni sen unutabilir misin peki ? Senin için orduya kafa tutacak bir kadın na daha rastlayabilir misin ?

Seni unutmak yada unutmamak sorun değil adam hani birmilyonuncu ayrılışımız dı belki gitme yada gidersen git demiştin . Bağrıma taş basar unuturum demiştin . Bende öyle sevgili bağrıma taş basar unuturum . İnat eder unuturum. Efeyim ben bilirsin acımam kendime Seni unuturum . Unutmasam bile kime ne ki ? Benim derdim bana senin ki sana ?

Hata yaptık evet , gittiğimiz yollar yanlıştı evet ama bazen yanlış olur ama yinede güzel olur..

Luna nın Hikayesi tarafından yayımlandı

Bu bir kadının hikayesi . Yazmayı seven , hayalleri olan her kadın gibi bir anne ‘nin hikayesi . Luna nın hikayesi hepinize bir parça sevgi bir parça gözyaşı bir parça mutluluk bırakacak . Kelimelerime , 26 Haziran 1978 doğumluyum diyerek başlamak istemiyorum . Bu yazıya içimdeki anne yi , içimdeki iş kadını nı , içimdeki aşk 'ı içimdeki beni anlatmak üzere burdayım . Yazmak konusunda yetenekli miyim bilmiyorum . Ama içimdekileri anlatmaz isem varoluş mücadelemi sizinle paylaşmaz isem çok yazık olacak gibi geliyor bana. Bu Luna nın hikayesi . İçinde sefil aşklar olan bir hikaye. Biliyorum , ben bu dünya ya iz bırakmak için geldim . 42 yaşıma doğru yürürken , geride bıraktıklarımı size bir bir diyeceğim . Akıttığım gözyaşlarımı , attığım başarı kahkahalarını , düşürüldüğüm tuzakları , aldatışlarımı ve aldattıklarımı yazacağım size. Bu Luna nın hikayesi . Bu hikaye en dipden gelip yukarı uzanan bir kadının hikayesi , mutluluğu hep başkalarının mutluluğunda aramış bir kadının hikayesi , çok sevmenin çok matah bir duygu olduğunu sanan bir kadının hikayesi , erkek eğemen bir sektörde güzel ama feminen ve aynı zamanda başarılı bir kadın olmanın ne gibi bedeller ödemesi gerektiğini iyi bilen , güzel Luna nın hikayesi . Bu hikaye kederli bir hikaye değil. Bu hikaye hayat gibi aynen bir hayat tadında ve riskleri almanın bir bedeli olduğunu bilen bir kadın nın , Luna nın hikayesi . Sonu belli değil , daha ortasındayım bu hikaye nin . Bu hikaye acımasız , isyankar , vefasız , riyakar , süprizli , tatlı , günahsız ve günahkar , sevimli , içinde kahkahaları olan , herkes gibi , hayat gibi , ama en çok anne gibi ve dünya ya iz bırakmak isteyen bir kadının hikayesi ... Luna

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: